BENS
BY NESE
Gündem Haber Girişi: 09.04.2022 - 13:48, Güncelleme: 09.04.2022 - 13:48

Emekli Tümamiral Yaycı: ''Bunun hesabı sorulmalı''

 

Emekli Tümamiral Yaycı: ''Bunun hesabı sorulmalı''

Emekli Tümamiral Cihat Yaycı'dan mayın tepkisi, ''Bunun hesabı sorulmalı'' dedi ve Ukrayna’nın uluslararası sözleşmeleri ihlal ettiğini; bu sorumsuzluğunun savaş suçu olduğunu belirterek, “Mayınlar Türkiye’ye ağır mali bedel ödetiyor, bunun hesabı sorulmalı” dedi
Rus donanmasının Karadeniz açıklarından Odessa Limanına çıkartma yapmasını engellemek için döşenen mayınlar serseri mayın haline gelerek, başta tarafsız ülkelerin kıyı güvenliği olmak üzere deniz ticaretini de tehdit ediyor. Türkiye kıyılarına kadar gelen bu mayınların sürüklenme hızı ortalama olarak hesaplandığında savaşın 14. gününde denize bırakıldığını aktaran Topkapı Üniversitesi, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi, emekli Tümamiral Doç. Dr. Cihat Yaycı, Ukrayna’nın Lahey Sözleşmesi’nin 7. protokolünün ihlal ettiğini belirterek, “Demirli mayın döşenmesinin bile belli kuralları var. Ukrayna mayını kendi liman önlerine döşese dahi tarafsız ve sivil ticaretin güvenliği için koridorlar bırakmalıydı. Serseri mayınlar yüzünden boğaz güvenliği de tehdit altında. Dünya açısından da kritik durum söz konusu. Bu nedenle Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne, Uluslararası Adalet Divanı’na ve BM’ye suç duyurusunda bulunulmalı” dedi. 20 GÜNDE KIYILARIMIZA ULAŞTI Mayınların denize bırakıldıktan 20 gün sonra Türkiye kıyılarına geldiğini ifade eden Cihat Yaycı, “3 mayın bizde bir mayın da Romanya’da tespit edildi. Bizim yaptığımız çalışmalara göre bu mayınların ağırlıkları ve Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün verileri dikkate alındığında Tuna Nehri’nin etkisiyle İstanbul Boğazı’na doğru gelmesinin saatteki hızı 0.5 ila 1 mil arasındadır. Rüzgar arkadan geldiği zaman bu hız daha da artabilir. Biz ortalama 0.7 mil olarak bir hesaplama yaptık. Bu hesaba göre 20 günde kıyılarımıza ulaşmış oluyor. Yani ilk mayını biz 26 Mart’ta tespit ettiğimize göre 6 Mart’ta yani savaşın 14. gününde bu mayınların kopmuş ya da bırakılmış olduğu anlaşılıyor. Son bulunan mayın 5-6 Nisan arasında kıyılarımıza ulaştı bunun da sebebi lodos fırtınasıdır. Lodos nedeniyle mayınlar kuzeye doğru itilmiş oldu. Lodostan sonra o itilmiş mayınlardan arta kalanlar üzerimize doğru gelemeye başladı ”diye konuştu. BM’nin bu konuya el koyması ve bir soruşturma yapılması gerektiğini belirten Yaycı, “Bu sorumsuzluk savaş suçudur. ‘Ben savaşıyorum istediğimi yaparım’ denilemez. Rusya’nın yaptığı işgal kanunsuzdur ama Ukrayna’nın yaptığı da doğru değil. Biz tarafsız politikadan yanayız. Her iki tarafın da hatalarını ve hukuksuzluklarını söylemek zorundayız. Gemilerimizle, komandolarımızla, İHA- SİHA, uçaklarımız balıkçılarımız ve ticaret gemilerimizle çok ağır bir mali bedel ödüyoruz. Bunun hesabı sorulmalı. Uluslararası Ceza Mahkemesi, Uluslararası Adalet Divanı ve BM’ye suç duyurusunda bulunulmalı. Ukrayna NATO üyesi olmadığı için bu mayınların ne kaydı vardır ne de sicil numaraları. Kaç tane mayının koptuğunu, kaç tane mayın yerleştirildiğini bilmiyoruz. Mayınların seri numaralarını bilmiyoruz. Bu mayınlara bakıldığında uzun zamandır denizde olmadığı da görülüyor.” şeklinde konuştu.
Emekli Tümamiral Cihat Yaycı'dan mayın tepkisi, ''Bunun hesabı sorulmalı'' dedi ve Ukrayna’nın uluslararası sözleşmeleri ihlal ettiğini; bu sorumsuzluğunun savaş suçu olduğunu belirterek, “Mayınlar Türkiye’ye ağır mali bedel ödetiyor, bunun hesabı sorulmalı” dedi

Rus donanmasının Karadeniz açıklarından Odessa Limanına çıkartma yapmasını engellemek için döşenen mayınlar serseri mayın haline gelerek, başta tarafsız ülkelerin kıyı güvenliği olmak üzere deniz ticaretini de tehdit ediyor.

Türkiye kıyılarına kadar gelen bu mayınların sürüklenme hızı ortalama olarak hesaplandığında savaşın 14. gününde denize bırakıldığını aktaran Topkapı Üniversitesi, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi, emekli Tümamiral Doç. Dr. Cihat Yaycı, Ukrayna’nın Lahey Sözleşmesi’nin 7. protokolünün ihlal ettiğini belirterek, “Demirli mayın döşenmesinin bile belli kuralları var. Ukrayna mayını kendi liman önlerine döşese dahi tarafsız ve sivil ticaretin güvenliği için koridorlar bırakmalıydı. Serseri mayınlar yüzünden boğaz güvenliği de tehdit altında. Dünya açısından da kritik durum söz konusu. Bu nedenle Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne, Uluslararası Adalet Divanı’na ve BM’ye suç duyurusunda bulunulmalı” dedi.

20 GÜNDE KIYILARIMIZA ULAŞTI

Mayınların denize bırakıldıktan 20 gün sonra Türkiye kıyılarına geldiğini ifade eden Cihat Yaycı, “3 mayın bizde bir mayın da Romanya’da tespit edildi. Bizim yaptığımız çalışmalara göre bu mayınların ağırlıkları ve Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün verileri dikkate alındığında Tuna Nehri’nin etkisiyle İstanbul Boğazı’na doğru gelmesinin saatteki hızı 0.5 ila 1 mil arasındadır. Rüzgar arkadan geldiği zaman bu hız daha da artabilir. Biz ortalama 0.7 mil olarak bir hesaplama yaptık. Bu hesaba göre 20 günde kıyılarımıza ulaşmış oluyor. Yani ilk mayını biz 26 Mart’ta tespit ettiğimize göre 6 Mart’ta yani savaşın 14. gününde bu mayınların kopmuş ya da bırakılmış olduğu anlaşılıyor. Son bulunan mayın 5-6 Nisan arasında kıyılarımıza ulaştı bunun da sebebi lodos fırtınasıdır. Lodos nedeniyle mayınlar kuzeye doğru itilmiş oldu. Lodostan sonra o itilmiş mayınlardan arta kalanlar üzerimize doğru gelemeye başladı ”diye konuştu.

BM’nin bu konuya el koyması ve bir soruşturma yapılması gerektiğini belirten Yaycı, “Bu sorumsuzluk savaş suçudur. ‘Ben savaşıyorum istediğimi yaparım’ denilemez. Rusya’nın yaptığı işgal kanunsuzdur ama Ukrayna’nın yaptığı da doğru değil. Biz tarafsız politikadan yanayız. Her iki tarafın da hatalarını ve hukuksuzluklarını söylemek zorundayız. Gemilerimizle, komandolarımızla, İHA- SİHA, uçaklarımız balıkçılarımız ve ticaret gemilerimizle çok ağır bir mali bedel ödüyoruz. Bunun hesabı sorulmalı. Uluslararası Ceza Mahkemesi, Uluslararası Adalet Divanı ve BM’ye suç duyurusunda bulunulmalı. Ukrayna NATO üyesi olmadığı için bu mayınların ne kaydı vardır ne de sicil numaraları. Kaç tane mayının koptuğunu, kaç tane mayın yerleştirildiğini bilmiyoruz. Mayınların seri numaralarını bilmiyoruz. Bu mayınlara bakıldığında uzun zamandır denizde olmadığı da görülüyor.” şeklinde konuştu.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve bhaberler.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.